Yaptıklarını yapmayı hiç denemeden Roger Federer’in ya da Trey Hardee’nin ya da Blanca Vlasic’in neleri başardıklarını tam olarak idrak edebilmek -bence- neredeyse olanaksız. Belki spor tutkunları ve -sayısı çok az da olsa- bazı gazeteciler, günümüzün ya da geçmişin aynı alandaki sporcularıyla onları karşılaştırarak fikir sahibi olabilirler. Bu insanlar için Kenenisa Bekele’nin elinde tuttuğu dünya rekoruna ek olarak bir de girdiği her 10,000 metre yarışını kazanıyor olması konuyla pek az alakası olanlara göre çok daha fazla anlamlıdır. Yine de, makul bir sürede, 1,500 metre yüzüp ardından hiç ara vermeden 40 kilometre pedal çevirdikten sonra üstüne bir de 10km koşmadan olimpik triatlon sporcularının, hatta yarış sonuncularının, hakkı tam olarak teslim edilebilir mi? Şüpheliyim. Bununla birlikte yukarda belirtilen tipteki bir izleyici ya da farklı bir dalda da olsa spor yapanlar bu süper sporcuların ne biçim insanlar olduğunu yine de daha fazla kavrayabilir.
Elbette herkes Jackie Joyner-Kersee ya da Birgit Fischer olamaz. Zaten amatörce spor yapmanın temel hedefi de her olimpiyatta madalya kazanmak değildir. Ama bu ikonlar verdikleri ilhamla gerek aktif sporcular gerekse izleyiciler için sporun vazgeçilmez olmasına önemli katkı sağlarlar.
Koşullar el verdikçe olabildiğince çok sporu denemek, yaşa başa uygun olanların bazısını da her daim yapmak lazım. O zaman spor yapmanın bedenimize ve ruhumuza sağladıklarına bir de bunları üst düzeyde yapanları izlemekten alınan farklı keyif eklenecektir. Fransa Bisiklet Turu, düzenli olarak bisiklet binen birisine tekerleği yalnızca arabasında görenlere göre ekstra keyif verir.
Bu durum çocuklar için de aynen geçerli. Defne sokakta futbol oynarsa Avrupa Kadınlar Futbol Şampiyonası’nı daha zevkli izler ya da tersi; izlerse futbol oynama hevesi artar. Bir bakmışsınız Can okul içindeki yarışta aldığı birincilik madalyası sayesinde kendini Michael Phelps’le karşılaştırmaya başlamış. Spor yapmak spordan izleyici olarak da daha çok keyif almayı sağlar. Yaptıkça, bildikçe, tanıdıkça, izledikçe heves de artar, başarı da eğlence de.